ÖZGÜR ÖZEL'DEN KILIÇDAROĞLUNA ÇOK SERT SÖZLER ! "İKİMİZ YARIŞALIM KAYBEDEB SİYASETİ BIRAKSIN "

Kemal Kılıçdaroğlu'nun arınmada geç kalması yüzünden, Özgür Özel'in kendine güveninin artması yüzünden bugün Özgür Özel Grup toplantısında Kemal Kılıçdaroğlu'na rest çekerek "2 milyon CHP üyesiyle yarışalım kaybeden siyaseti bıraksın "dedi.

Reklam
Reklam

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşuyor:

- Başta Sayın Erdoğan olmak üzere salonlara hapsolanlara, siyaseti masa başında yapanlara, sokağa çıkamayanlara sesleniyorum. Milletimizde korku yok, milletimizde teslimiyeti yok. İnanç var, azim var, kararlılık var. Halkın coşkun akan selinin karşısında tarih boyunca hiçbir güç duramadı, şimdi de duramayacak. Belki makamlarımız, şatafatlı sahnelerimiz yok. Bazen bir bankı, bazen bir sandalyenin üzerindeyiz ama hepimizin içi rahat olsun ki hepimize müjdeler olsun ki biz milletimizin gönlündeyiz.

- 47 yıl sonra partimizi ilk kez birinci parti yaptık. O günden bu yana demokrasi dışı saldırıların hedefi olduk. Biz kaybetmeyi reddeden CHP'yiz. Tayyip Erdoğan'ın çeyrek asırdır çektiği resti ilk kez gören CHP'yiz. Toplam 34 belediye başkanımıza operasyon düzenlediler. 24 belediye başkanımız halen tutuklu.

- Bir belediyenin nasıl denetleneceği bellidir. İşi bilen müfettişler tarafından denetlenir, eksik görülürse sorulur, suç şüphesi varsa bakanlıktan yargılanmak için izin istenir. Birisi ihbarda bulunduysa o ihbar incelenir aynı usullerle yargıya gidilir. Belediye başkanlarına sabahın köründe gidip, her şeye el koyup, delilden suça, suçtan suçluya gitmek gibi evrensel yargılama yöntemi varken önce suçluya gidip, malına mülküne çöktüm, sonra hadi bakalım şunun altına imza at, onu alayım seni salayım. Ankara'nın yıllardır direndiği, yapmam dediği sistem bu. Birisi hedefe konularak operasyon yapılmaz. Başsavcı vekilliklerinin dizayn edildiği süreçte şimdi de Ankara'da da başladılar. Hüseyin Can'ımızı aldılar. Yurt dışından mesaj attı, 'Polise yardımcı olun' dedi. Birileri ihalenin iptalini İstanbul'a bildirdi, İstanbul'dan biri önce kendi geldi sonra dosyayı açtı. Basına yapılan serviste rüşvetler havada uçuşurken bu konuşulanın dışında hiçbir şey yok. Ankara'da hedef CHP'nin canını yakalım, Özgür Özel'in canını yakalım...

- Gözümüz kulağımız adliyede. Bir yandan da yeni atamalardan sonra yeni görev dağılımları olacak. Tutuklamaları yapacak hakimlere görevi vermeden soruyorlar. Büyük büyük isimler söylüyorlar CHP'den. 'Önüne bu gelirse delile mi bakacaksın gözünü kırpmadan tutuklayacak mısın?' Tutuklayacakları o görevi koymaya, mülakat yapmaya, herkesin ismini verip 'Tutuklaman istenirse talebe mi uyacaksın delil mi arayacaksın?' diye sorulan bir sürecin içindeyiz.

- Butlan kararının üzerinde tam 54 geçti. 54 günde 21 il dolaştık, milletimizle beraberiz. Örgütümüzün hiyerarşisini ne kararı verenler ne karardan nemalananlar kırabildi. 74 il başkanı kararının arkasında durmaya devam ediyorlar. Butlanı kabul eden millet sokağa çıkarmıyor, illerde selamını almıyor. O kararla birlikte bir tartışma... 'Efendim tedbirle geldik, kongre yapamayız.' Tartışmayı bitirecek iş bu işin uzmanının görüşü. Profesörler 'kurultay bir an önce yapılmadı' dedi. 'Yapamazsın' dediler, kim dedi 'bir tane avukatım var, o dedi. Binin üzerinde delege imza verdi, üstünden bir ay geçti üzerine yatıyorlar. O imzalar gereğince ilçe seçim kurulan başvursa hepimiz göreceğiz bundan da kaçıyorlar. Bir yandan PM üyeleri bu kararı kabul etmeyenler, PM yetkisinde olan MYK onayını getirmeyin, vekillerimizi MYK'dan atınca PM'den istifalar oldu. Yedeklerin çağrılmasına rağmen 23 kişi kaldı, yüne yapmıyorlar. 54 gün geçti, BAM 36'nın kararı vermişler. 'Yargıya saygı duyun , Yargıtay'ı bekleyin.' 54 gün geçti Yargıtay'a götürmediler. Bir aydır bir düğmeye basacak mahkeme başkanı basmıyor. Adli tatil gelene kadar onaylamamak için şimdi üç günlük daha rapor almış, ki kararı Yargıtay'a yollamasın. Kararı alan kararı Yargıtay'a yollamamaya çalışıyor. Belki bunlar yılar, partiyi oraya bırakır maksat hasıl olur ben de bu işlerden kurtulurum. Yargıtay'ın bozacağını adı gibi bilen, rapor almak suretiyle verilen talimatı uygulayanın muradını biliyorum. Bu millet günü gelince soracak bunun hesabını.

YENİ PARTİ YANITI

- Bir yandan da 'Yeni parti kurulur mu? Nereye gidiyorsunuz, niye gidiyorsunuz anlayamadım' Kimse yeni partiyi kurmanın meraklısı değil de yeni partiyi sokakta iktidar yürüyüşümüzü kesip partiyi baraj altına çekip umudunu tükettiğin emekli soruyor. Kolumu cimciriyor emekli yeni partiyi. Yeni partiyi kiraz toplayan teyzem, sanayide çalışan kalfa soruyor. Yeni partiyi bu ülkede yaşayamayacağım diyen gençler soruyor ondan sonra diyor ki 'Anlamadım niye yeni parti diyorsun?' Hem seçilmeden geleceksin, AKP yargısıyla atanacaksın, kendini altı yıl öncesinden bugüne olmayan mazbatanla ışınlatacaksın, eline verilen delege ki 500 tanesi oyunu sana vermiş. Sana oy veren 500 delege 'gel kurultayı yenileyelim' diye imza vermiş. 'Ben kurultay yapmayacağım, eylülde başlayacağım, nisana kadar sallayacağım erken seçim olursa AKP'ye böyle yakalanacağım, bütün umutları kaybettireceğim...' Ondan sonra yeni parti niye konuşuluyor hiç anlamıyorum.' Millet anlıyor niye konuşuluyor. Milletin umudunu tüketirsen millet umudu yeni partide arıyor.

- 2023'te yapılmış seçim için 2025'te seçilmiş il başkanlarını görevden alıyorsunuz. Bu partinin evlatlarını kıyıyorsunuz. En sonunda dönüp dolaşıp 'Öyle - böyle yapamam' diyorsunuz. Maalesef 50 bini istifa etmiş, 1 milyon 950 bin üyemiz var. 'Aday gösterilirsem olabilir' lafları geri gelmiş. Sayın Kılıçdaroğlu siz bu kürsüde görev yaptınız, aday oldunuz ben burada gözyaşı döktüm.